Türkiye’de dijital pazarlama, e-ticaret ve sosyal medya reklamcılığı için yepyeni bir milat başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Ağustos 2026 itibarıyla tamamen yürürlüğe giren yeni yönetmelik değişikliği, dijital reklamcılıkta şeffaflık, dürüstlük ve tüketiciyi koruma odaklı köklü reformlar getiriyor. Artık hiçbir marka veya dijital pazarlama ajansı “eski usul” yöntemlerle kampanya yürütemez, tüketici yorumlarını dilediği gibi filtreleyemez ya da influencer iş birliklerini belirsiz etiketlerle geçiştiremez.
Bu yeni dönemde markanızı yasal cezalardan korumak, tüketici güvenini sarsmamak ve reklam bütçelerinizi doğru yönetmek için bilmeniz gereken tüm kritik kuralları, somut ve gerçekçi dijital pazarlama senaryolarıyla bir araya getirdik.
Influencer Marketing’de “Şeffaflık” Artık Bir Tercih Değil
Sosyal medya etkileyicileri (influencer’lar) aracılığıyla yapılan pazarlama iletişimi, yeni yönetmelikle çok net kurallara bağlandı. Mevzuat, sosyal medya etkileyicisini; sosyal medya üzerinden, kendisi veya reklam veren adına bir mal veya hizmetin tanıtımını yaparak bu iletişimi herhangi bir menfaate dönüştüren gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlıyor. Yani, ortada bir “menfaat” varsa, bu paylaşım yasal olarak bir reklamdır.
Peki, reklam bildirimini tam olarak ne zaman yapmak zorundasınız? Yönetmelik bu konudaki gri alanları tamamen ortadan kaldırıyor. Aşağıdaki durumlardan herhangi biri mevcutsa reklam bildirimi zorunludur:
- Reklam verenden doğrudan maddi bir kazanç (ödeme, komisyon vb.) sağlanması.
- Ücretsiz ya da indirimli ürün veya hizmet alınması.
- Reklam verene ait mal veya hizmetlerin tanıtımı amacıyla düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanyaların paylaşılması.
- Reklam verenin düzenlediği bir etkinliğe katılım karşılığında herhangi bir menfaat elde edilmesi.
Uygulama Esasları ve Görsel Kurallar
Tüketicilerin paylaşımla karşılaştıkları ilk anda reklamı ayırt edebilmesi zorunludur. Bu doğrultuda belirlenen net görsel ve işitsel kurallar şunlardır:
- İfade Zorunluluğu: Paylaşımlarda doğrudan “Reklam” ya da “Tanıtım” kelimelerinden birinin geçmesi mecburidir. Bu kelimelerin yanına reklam verenin adı/ticari unvanı eklenmeli veya “üretici tarafından sağlandı”, “ürünleri gönderen markaya teşekkürler” ya da doğrudan “@[marka-adı]’e teşekkürler” şeklinde net bir açıklama koyulmalıdır.
- Görünürlük ve Konum: Reklam etiketleri ve açıklamaları, kullanılan renklerden ve arka fondan kolayca ayırt edilebilir olmalıdır. En kritik kural ise tüketicinin ekranı kaydırmasına gerek kalmadan (first fold / ilk ekran alanında) reklam ibaresini doğrudan görebilmesidir. Diğer etiket veya hashtag’lerin arkasına saklanan reklam ibareleri doğrudan usulsüzlük sayılacaktır.
- Çoklu Paylaşımlar: Eğer bir kampanya kapsamında birden fazla hikaye (story) ya da ardışık gönderi paylaşılıyorsa, bu etiketleme her bir paylaşımda ayrı ayrı yer almalıdır. Bir kez belirtip geçmek artık yasal değildir.
- Sesli Yayınlar (Podcast vb.): Sadece sesli yayın yapılan mecralarda, reklam içeren yayının en başında ve reklamın hemen öncesinde sesli olarak “@[reklam-veren] hakkında reklam/tanıtım içerir” ifadesinin kullanılması zorunludur.
Marka Senaryosu: Yeni Çıkan Cilt Bakım Serisi Kampanyası
- Yanlış Uygulama: Bir kozmetik markası, yeni çıkardığı retinol serumunu popüler bir güzellik influencer’ına PR kutusuyla ücretsiz gönderiyor. Influencer hikayesinde serumu deneyimlerken paylaşıyor ve ekranın en sağ üst köşesine, beyaz arka plan üzerine beyaz renkle, küçücük bir şekilde
@marka_adi #isortakligiyazıyor. İbareyi görmek için ekranı dikkatlice incelemek gerekiyor ve sonraki 3 hikayede hiçbir etiket kullanmıyor.- Doğru Uygulama: Influencer, ilk hikayeden itibaren ekranın en üstünde veya ortasında, arka plandan net şekilde ayrışan (örneğin siyah zemin üzerine beyaz veya tersi kontrastlı) bir fontla ve okunabilir büyüklükte “Reklam | Ürünleri bana gönderdiği için @kozmetik_markasi’na teşekkürler.” yazıyor. Tanıtıma devam ettiği sonraki 3 hikayenin her birine de “Tanıtım | @kozmetik_markasi” etiketini ekliyor.
Tüketici Yorumları ve Değerlendirmelerindeki Yeni Kurallar
E-ticaret siteleri ve pazaryerlerindeki kullanıcı yorumları, satın alma kararlarını doğrudan etkileyen en güçlü araçlardan biri. Ancak bu durum, sahte yorumlar ve manipülatif puanlamalarla uzun süredir suistimal ediliyordu. Yeni yönetmelik, tüketici değerlendirmelerine ilişkin son derece katı ve şeffaf kurallar getiriyor.
“Gerçek Alıcı” Zorunluluğu ve Doğrulama
Artık platformunuzda bir ürün veya hizmete dair puan, yıldız veya yorum yayınlayabilmeniz için, bu değerlendirmeyi yapan kişinin ilgili mal veya hizmeti gerçekten satın almış olduğunu doğrulamanız şarttır. Satın alım sürecinin doğrulanmasının teknik olarak mümkün olmadığı mecralardan toplanan hiçbir tüketici değerlendirmesi veya puanı, reklam ve tanıtımlarda kesinlikle kullanılamaz.
Objektif Yayınlama ve 1 Yıl Kuralı
Tüketici değerlendirmelerinin yayınlanmasına karar verdiğinizde, belirlediğiniz kuralları tüketicilerin kolayca görebileceği bir bağlantı veya açılır ekranda açıkça sunmalısınız. En önemlisi, gelen yorumları olumlu veya olumsuz olarak ayıramazsınız.
- Tüm yorumlar, olumlu ya da olumsuz ayrımı yapılmaksızın en az 1 yıl süreyle sistemde kalmalıdır.
- Yorumları sıralarken tarih, puan derecesi veya satıcı gibi önceden belirlenmiş objektif bir ölçüte göre sıralamalısınız. Tüketiciyi manipüle edecek şekilde sadece olumlu yorumları en üstte sabitlemek yasaktır.
- Eğer tüketici bir ürünle ilgili mağduriyet yaşamış ve bunu yorumunda belirtmişse; markanız bu mağduriyeti giderdiğinde, bu çözüm bilgisini de ilk yorumla aynı yerde ve gecikmeksizin yayınlamak zorundasınız.
- Eğer bir yorumu yasal kurallar (örneğin hakaret, küfür içermesi vb.) nedeniyle onaylamayacaksanız, bu durumu gerekçesiyle birlikte değerlendirmeyi yapan tüketiciye derhal bildirmelisiniz.
Sahte Yorum Hizmeti Satın Alma Yasağı
Bir mal veya hizmetin satışını artırmak amacıyla sahte yorum yapılması, ürünü onaylayan sahte ifadelerin kullanılması için ajanslarla, gerçek veya tüzel kişilerle anlaşma yapılması ya da bu yönde hizmet satın alınması kesinlikle yasaklanmıştır.
Moderasyon ve Yanıt Süresinde 48 Saat Sınırı
Önceki düzenlemelerde 72 saat olan moderasyon/cevaplama süresi, yeni yönetmelikle birlikte 48 saate düşürülmüştür. Tüketicinin yaptığı bir değerlendirmeye marka veya platform tarafından 48 saat içinde cevap verilmezse, ilgili yorum doğrudan ve otomatik olarak yayınlanacaktır.
Marka Senaryosu: Bir Pazaryeri Satıcısının Yorum Yönetimi
- Yanlış Uygulama: Bir e-ticaret markası, sattığı robot süpürgenin altına gelen 1 yıldızlı “Ürün çekiş gücü çok zayıf ve hemen bozuldu” yorumunu gizliyor; sadece 5 yıldızlı “Harika bir ürün” yorumlarını onaylayıp yayına alıyor. Ayrıca, ürünü hiç satın almamış kişilere dışarıdan komisyon ödeyerek “Ben de aldım, çok memnunum” şeklinde sahte yorumlar yazdırıyor.
- Doğru Uygulama: Marka, robot süpürgeyi gerçekten satın alan müşterinin 1 yıldızlı şikayet yorumunu, 5 yıldızlı yorumlarla birlikte objektif bir şekilde (örneğin en yeniden en eskiye sıralayarak) yayına alıyor. Müşteri hizmetleri ekibi 48 saat içinde müşteriye ulaşıp yeni bir süpürge göndererek mağduriyeti gideriyor. Bu olumlu çözüm, platformda ilk 1 yıldızlı yorumun hemen altında, aynı alanda şeffaf bir şekilde güncellenerek yayınlanıyor.
Yapay Zeka ve Dijital Karakterlerin Sınırları
Yapay zeka teknolojilerinin pazarlama dünyasına getirdiği hız ve yaratıcılık yadsınamaz. Ancak bu durum, tüketicinin gerçeklik algısının manipüle edilmesine yol açmamalıdır. Yönetmelik, yapay zeka kullanımını yasaklamıyor ancak sınırlarını son derece net çiziyor.
Bilgilendirme Yükümlülüğü
Reklamlarda, tüketicilerin ekonomik davranış biçimlerini önemli ölçüde etkileyebilecek şekilde yapay zeka veya benzeri yazılımların kullanılması durumunda ya da yapay zeka ile üretilmiş, insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlere (mankenler, sözcüler vb.) yer verilmesi halinde, bu durumun reklamın içinde açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunludur. Tüketici, karşısındaki karakterin veya görüntünün gerçek bir insana ait olmadığını bilme hakkına sahiptir.
Dijital Klonlama ve Sahte Deneyim Yasağı
En kesin yasaklardan biri ise gerçek kişilerin dijital kopyalarıyla ilgilidir. Gerçek bir kişinin yapay zeka kopyasının (deepfake vb.) oluşturularak, bu kopyanın gerçeğe aykırı şekilde bir ürünü bizzat denediği, kullandığı veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlar yapmak tamamen yasaktır. Bir ünlünün veya doktorun dijital klonunu yapıp “Bu kremi bizzat kullandım, kırışıklıklarımı yok etti” dedirtemezsiniz.
Marka Senaryosu: Hazır Giyim Markasının Yapay Zeka Mankenleri
- Yanlış Uygulama: Bir giyim markası, bütçeden tasarruf etmek amacıyla yeni sezon koleksiyonunu tanıtmak için yapay zeka ile gerçek insandan farksız dijital modeller üretiyor. Sosyal medya reklamlarında bu modellerin gerçek insan olmadığına dair hiçbir bilgi vermeden, “Modellerimizin üzerindeki elbiseleri kaçırmayın” diyerek tanıtım yapıyor.
- Doğru Uygulama: Marka, yapay zeka modellerini kullanmaya devam ediyor ancak reklam görsellerinin üzerine, tüketicinin hemen görebileceği şekilde “Bu görseldeki modeller yapay zeka teknolojisi ile üretilmiş dijital karakterlerdir.” ibaresini net ve okunabilir bir şekilde yerleştiriyor.
“Yeşil Aklama” (Greenwashing) ve Çevresel Beyanların İspatı
Sürdürülebilirlik ve çevre bilinci, günümüz tüketicileri için en önemli satın alma motivasyonlarından biri haline geldi. Ancak markaların içi boş çevresel vaatlerle tüketiciyi yanıltması, yani “Yeşil Aklama” (Greenwashing) uygulamaları artık çok sert yaptırımlarla karşı karşıya. Yönetmelik, bir mal veya hizmetin üretimi, bileşeni, kullanımı veya yok edilmesi süreçlerinde çevreye fayda sağladığına dair her türlü ibare ve görseli “çevresel beyan” olarak kabul ediyor.
Bilimsel İspat Zorunluluğu
Reklamlarınızda çevresel beyanlara yer veriyorsanız, bu iddialarınızı şu mercilerden alınmış resmi belgelerle ispatlamak zorundasınız:
- Yetkili resmi kurum ve kuruluşlar.
- Üniversitelerin ilgili bilimsel bölümleri.
- Akredite veya bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşları. Kendi laboratuvarınızda yaptığınız ve dış denetime tabi olmayan test sonuçları yasal bir ispat olarak kabul edilmeyecektir.
Genel ve Belirsiz İfadelerin Yasaklanması
“Doğa dostu”, “yeşil ürün”, “eko”, “%100 sürdürülebilir” gibi genel içerikli kavramlar, reklamlarda yanında açıklayıcı bir bilgi olmaksızın veya tüketicide belirsizlik yaratacak şekilde kullanılamaz.
- Çevresel faydanın ürünün tamamı için mi, sadece ambalajı için mi, yoksa üretim sürecinin belirli bir aşaması için mi geçerli olduğu açıkça yazılmalıdır.
- Çevresel etkilerin ölçüm yöntemleri, değerlendirme metodolojileri gibi teknik detaylar; reklamın yayınlandığı alanda bir bağlantı (link), QR kod veya açılır ekran (pop-up) aracılığıyla tüketicinin kolayca erişebileceği bir internet sitesinde sunulmalıdır.
Marka Senaryosu: Bir Tekstil Markasının “Organik Pamuk” İddiası
- Yanlış Uygulama: Bir tişört markası, ürün görsellerinin üzerine devasa yeşil yaprak logoları koyup “Tamamen Doğal ve Çevre Dostu Tişört” yazıyor. Ancak tişörtün sadece ambalaj poşeti geri dönüştürülmüş plastik, kumaşı ise standart polyesterdir. Herhangi bir ispat belgesi veya açıklayıcı yönlendirme de sunmuyor.
- Doğru Uygulama: Marka, tişört reklamında “Kumaşımız %100 organik pamuktan üretilmiştir. Ambalajımız ise geri dönüştürülmüş malzemeden imal edilmiştir.” diyerek durumu detaylandırıyor. Görsele eklediği bir QR kod ile tüketicileri, uluslararası akredite bir kuruluştan aldıkları organik sertifikasını ve ürün yaşam döngüsü analizini içeren şeffaf internet sayfasına yönlendiriyor.
Takviye Edici Gıda Reklamlarında Sıkı Denetim
Sağlıklı yaşam trendinin yükselişiyle birlikte takviye edici gıdalar ve vitaminlerin dijital pazarlamadaki payı devasa boyutlara ulaştı. Tüketici sağlığını doğrudan etkileyen bu hassas alanda Ticaret Bakanlığı, yönetmeliğin 8’inci maddesinde yaptığı değişiklikle takviye edici gıdalara yönelik reklam denetimlerini en üst seviyeye çıkardı.
“Normal Beslenmenin Yerine Geçmez” Kuralı
Takviye edici gıdaların reklamlarında, bu ürünlerin normal beslenme kapsamında tüketilen gıdaların yerine geçtiği veya normal beslenmenin eksikliklerini tek başına kapatabileceği izlenimini uyandıracak hiçbir ifade, görsel veya kurgu kullanılamaz. Ürünler yalnızca “takviye edici” niteliğiyle konumlandırılmalıdır.
Tüketici Değerlendirmelerindeki “Sağlık Beyanı” Tuzağı
Markaların en çok hata yaptığı ve ciddi cezalar aldığı konulardan biri de kullanıcı yorumlarıdır. Yönetmelik uyarınca, ilgili mevzuata aykırı sağlık beyanı içeren hiçbir tüketici değerlendirmesi veya yorumu platformlarınızda yayınlanamaz. Tüketici kendi isteğiyle yazmış olsa dahi, “Bu vitamin sayesinde kanseri yendim”, “Bu kolajen egzamalarımı tamamen iyileştirdi” gibi bilimsel veya yasal olarak onaylanmamış sağlık beyanları içeren yorumları filtrelemek ve yayına almamak markanın hukuki sorumluluğundadır.
Marka Senaryosu: Bir Kolajen ve Vitamin Markasının Sosyal Medya İletişimi
- Yanlış Uygulama: Bir vitamin markası, influencer iş birliği yaparak “Günde sadece 1 tablet alarak artık hiçbir şey yemenize gerek yok, tüm gün tok ve zinde kalıyorsunuz” şeklinde bir paylaşım yaptırıyor. Ayrıca markanın web sitesindeki ürün yorumları kısmında bir müşterinin yazdığı “Bu kolajen hapı dizlerimdeki kireçlenmeyi ve eklem ağrılarımı tamamen bitirdi, ilaç kullanmayı bıraktım” şeklindeki yasal olmayan sağlık beyanı içeren yorumu, satışları artırmak amacıyla onaylanıp sitede sergileniyor.
- Doğru Uygulama: Marka, influencer tanıtımında ürünün sağlıklı ve dengeli beslenmeye yardımcı bir “takviye” olduğunu net bir şekilde vurgulatıyor. Web sitesinin yorum moderasyon sisteminde ise, “Eklem ağrılarıma iyi geldi, ilaç kullanmayı bıraktım” diyen kullanıcı yorumu, mevzuata aykırı sağlık beyanı içerdiği için eleniyor ve yayına alınmıyor. Bunun yerine sadece “Tadı güzel, cildimi nemlendirdiğini hissettim” gibi kişisel kozmetik deneyimleri içeren yasal sınırlardaki yorumlar objektif kurallarla yayınlanıyor.
Hedefli Reklamcılık ve Çocukların Korunması
Kullanıcıların internet üzerindeki ayak izlerini takip ederek yapılan hedefli reklamcılık (retargeting, demografik hedefleme vb.) modern pazarlamanın kalbidir. Yeni mevzuat, bu güçlü mekanizmayı tamamen yasaklamak yerine, tüketicinin kontrolüne ve özellikle çocukların korunmasına odaklanan yeni kurallar getiriyor.
Hedefli reklamcılık; tüketicilerin çevrimiçi davranışları, geçmiş arama kayıtları, konum bilgileri, demografik verileri analiz edilerek kişiye özel reklam sunulması faaliyetlerinin tümüdür.
Şeffaflık ve Kontrol Hakkı
Bir markanın hedefli reklam yapabilmesi için şu iki koşulu sağlaması zorunludur:
- Tüketiciye, bu reklamın hangi kriterler (yaş, ilgi alanı, konum vb.) kullanılarak kendisine gösterildiğine dair doğrudan ve kolayca erişilebilir bilgi sunulmalıdır.
- Tüketicinin bu kriterleri nasıl değiştirebileceğine veya hedefli reklam gösterimini nasıl tamamen devre dışı bırakabileceğine dair pratik kontrol mekanizmaları sağlanmalıdır.
Çocuklara Profilleme ve Hedefli Reklam Yasağı
En katı sınırlama ise çocuklarla ilgilidir. Reklamı gören kitlenin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, çocukların kişisel verilerine dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılması kesinlikle yasaktır. Çocukların dijital ayak izleri takip edilerek onlara özel ürün dayatması yapılamaz.
Marka Senaryosu: Mobil Oyun ve Oyuncak Markası
- Yanlış Uygulama: 8-12 yaş arası çocukların yoğun olarak oynadığı bir mobil oyun uygulaması, çocukların oyun içi davranışlarını ve tıkladıkları alanları analiz ederek, onlara oyun içinde sürekli olarak pahalı oyuncakların hedefli reklamlarını gösteriyor.
- Doğru Uygulama: Mobil oyun şirketi, kullanıcı kitlesinin çocuk olduğunu bildiği için kişisel verilere dayalı profilleme yapmayı ve çocuklara özel hedefli reklam sunmayı tamamen durduruyor. Sadece genel, profilleme içermeyen reklam modellerine yöneliyor. Yetişkinlere yönelik hedefli reklamlarda ise reklamın köşesine yerleştirilen bir bilgi butonuyla kullanıcılara “Bu reklamı neden görüyorsunuz? Tercihlerinizi nasıl yönetirsiniz?” açıklamalarını içeren kolay bir panel sunuyor.
İndirimli Satışlar ve Sadakat Programları
Fiyat indirimleri dijital pazarlamacıların en sık başvurduğu satış tetikleyicileridir. Ancak suni şişirilen fiyatlar üzerinden yapılan “sahte indirimler” tüketicide ciddi bir güven erozyonuna neden oluyordu. Yeni yönetmelik, indirimli satış reklamlarındaki fiyat oyunlarına son veriyor.
“Son 10 Günün En Düşük Fiyatı” Kuralı
Bir malın indirimli satıldığına dair reklam yaparken, esas alacağınız indirimden önceki referans fiyat, o ürünün indirimin başlangıç tarihinden önceki son on gün içinde uygulanan en düşük fiyatı olmak zorundadır. Fiyatı bir günlüğüne iki katına çıkarıp ertesi gün “%50 indirim” yapma dönemi yasal olarak kapandı.
- İstisna (Hızlı Bozulan Mallar ve Hizmetler): Meyve, sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile kuaförlük, danışmanlık gibi hizmet sektörüne yönelik indirimli satışlarda ise referans fiyat olarak indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınır.
Kanala Özel Fiyatlandırma
Eğer markanız hem fiziksel mağazada hem de web sitesinde (farklı satış kanallarında) satış yapıyorsa, indirim hesaplaması yalnızca indirimin yapıldığı kanaldaki fiyat dikkate alınarak yapılmalıdır. Web sitenizde yapacağınız bir indirim için, fiziksel mağazanızdaki daha yüksek olan fiyatı referans (önceki fiyat) gösteremezsiniz.
Sadakat Programları ve Koşullu Satışlar
- Sadakat Uygulamaları: Marka kartları, üyelik puanları veya mobil uygulama üyeliklerine özel indirimlerin reklamlarında; eğer bu sadakat programı tüketiciler tarafından kolayca erişilebilir ve kullanılabilir durumdaysa, yine yukarıdaki “son 10 günün en düşük fiyatı” kuralları aynen geçerlidir.
- Koşullu Satışlar: “3 al 2 öde”, “1000 TL üzeri alışverişe %20 indirim” gibi belirli bir miktarda, sayıda veya tutarda mal satın alma şartına bağlı olan koşullu satış reklamları da indirim kurallarına tabidir. Sadece ürün miktarının gösterilmesine ilişkin özel düzenlemeler bu genel indirim kuralının dışındadır.
Marka Senaryosu: Giyim Markasının Sezon Sonu İndirim Kampanyası
- Yanlış Uygulama: Bir e-commerce markası, web sitesinde satılan montun fiyatını son 10 gün boyunca 2.000 TL olarak uyguluyor. İndirim kampanyası başlatmadan hemen bir gün önce montun fiyatını sistemde 4.000 TL’ye yükseltiyor ve ertesi gün “Büyük Sezon Sonu İndirimi! 4.000 TL yerine %50 indirimle sadece 2.000 TL!” diyerek reklam çıkıyor. Gerçekte montun fiyatında hiçbir düşüş olmamıştır.
- Doğru Uygulama: Marka, montta gerçek bir indirim yapmak istiyor. Son 10 gün içindeki en düşük fiyat olan 2.000 TL referans alınarak, montun fiyatı 1.500 TL’ye düşürülüyor. Reklamlarda ve ürün kartında “Son 10 günün en düşük fiyatı olan 2.000 TL yerine şimdi 1.500 TL” ifadesi açıkça belirtiliyor.












