2025 Türkiye E-ticaret Raporu: İçgörü, Beklenti Ve Stratejik Büyüme Noktaları

16 dakika okuma

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025”, ülkemizdeki dijital ticaretin sadece bir alternatif satış kanalı olmaktan çıkıp, ekonominin ana omurgalarından biri haline geldiğini kusursuz bir veri setiyle kanıtlamaktadır. Bu devasa rapor, e-ticaretin geldiği noktayı, değişen tüketici davranışlarını, işletmelerin dijitalleşme serüvenindeki darboğazları ve yeni nesil ticaret modellerini detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. E-ticaret profesyonelleri, yatırımcılar ve markalar için bir pusula niteliği taşıyan bu raporun derinliklerine inerek, 2025 yılının kritik içgörülerini ve geleceğin stratejik büyüme alanlarını kapsamlı bir şekilde analiz ettik.

Ekosistemin genel bir fotoğrafını çektiğimizde, e-ticaretin artık geleneksel ticaretin sınırlarını aşarak kendi dinamiklerini, kendi özel tüketici kitlesini ve hatta kendi lojistik kurallarını yarattığını görüyoruz. Şimdi, makro verilerden başlayarak tüketici sepetlerine, lojistik operasyonlardan yapay zekâ yatırımlarına kadar uzanan bu geniş yelpazeyi adım adım inceleyelim.

Büyümenin Makroekonomik Tablosu: E-Ticaret Artık Ekonominin Merkezinde

Türkiye’de e-ticaret hacmi, 2025 yılında enflasyonist etkilerin ötesinde reel bir büyüme sergileyerek sınırları zorlamıştır. Genel e-ticaret hacmi bir önceki yıla kıyasla %52,2 oranında muazzam bir artış göstererek 4,57 trilyon TL’ye ulaşmıştır. Sadece perakende e-ticaret hacmine baktığımızda ise %51,8 artışla 2,46 trilyon TL seviyesini görüyoruz. Bu büyümenin reel ekonomik karşılığını anlamak için dolar bazındaki değişim oldukça çarpıcıdır; 2024’te 89,58 milyar dolar olan hacim, %28,9 artışla 2025 yılında 115,43 milyar dolara fırlamıştır. Toplam işlem sayısı ise genel e-ticarette 5,94 milyar adede, perakende e-ticarette ise 1,94 milyar adede ulaşarak operasyonel yoğunluğun boyutlarını gözler önüne sermektedir.

Bu devasa hacmin genel ekonomi içindeki yeri de giderek sağlamlaşmaktadır. 2025 yılında yurt içinde gerçekleşen e-ticaret hacminin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı %6,9 seviyesine çıkmıştır. Daha da önemlisi, e-ticaretin genel ticaret içindeki payı yıl genelinde %19,3 olarak gerçekleşmiştir. Kampanya dönemlerinin yoğun olduğu Kasım ayında ise bu oran %22,4 seviyelerine kadar tırmanmaktadır.

Stratejik Çıkarım: Makroekonomik veriler bize açıkça şunu söylüyor; Türkiye’de satılan her beş üründen biri dijital kanallar üzerinden alıcısıyla buluşmaktadır. İşletmelerin dijitalleşme süreçlerini ertelemesi, pazarın beşte birini baştan rakiplere terk etmesi anlamına gelmektedir. GSYH içindeki payın %6,9’a ulaşması, e-ticaretin artık ülkenin büyüme motorlarından biri olduğunu tescil etmektedir.

Demografik Dinamikler ve Tüketici Davranışları: Kadınların Dijital Hâkimiyeti

E-ticaretin makro büyümesini anladıktan sonra, bu büyümeyi tetikleyen tüketici kitlesinin kimlerden oluştuğuna bakmak stratejik hedefleme açısından hayati önem taşır. 2025 verilerine göre, pazar yerleri üzerinden gerçekleşen e-ticaret harcamalarının işlem hacmi bazında %56’sını kadın kullanıcılar yapmaktadır. Asıl çarpıcı veri ise işlem adedinde gizlidir; toplam işlem adedinin tam %74,6’sı kadın tüketiciler tarafından gerçekleştirilmiştir. Erkek kullanıcılar hacimsel olarak %44’lük bir paya sahip olsalar da, işlem adedindeki %25,4’lük payları, erkeklerin daha az sıklıkla ancak daha yüksek tutarlı harcamalar yaptığına işaret etmektedir.

Yaş grupları incelendiğinde, 25-34 yaş aralığı e-ticaretin lokomotifi konumundadır. Ancak yaş ve cinsiyet kesişimine inildiğinde, 25-29 yaş grubundaki e-ticaret kullanıcılarının %82,3’ünün kadınlardan oluştuğu gibi son derece dominant bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Sektörel kırılımlarda cinsiyet uçurumları oldukça nettir; giyim, ayakkabı ve aksesuar (%82,7), medikal, kişisel bakım ve kozmetik (%80,4), anne ve bebek (%78,7) ile gıda ve süpermarket (%77,3) sektörlerini kadınlar domine etmektedir. Buna karşılık yazılım (%91,1), motorlu araç ve yedek parça (%61,1) ve elektronik (%50,9) gibi sektörlerde erkek tüketiciler ön plandadır.

Stratejik Çıkarım: Dijital pazarlama bütçelerinin optimizasyonunda bu demografik kırılımlar kilit rol oynamaktadır. Özellikle hızlı tüketim, giyim ve kozmetik alanında faaliyet gösteren markaların, 25-34 yaş arası kadın tüketicilere yönelik kişiselleştirilmiş kampanya kurguları oluşturması, dönüşüm oranlarını dramatik şekilde artıracaktır. E-ticaret reklamcılığının odak noktası tartışmasız şekilde genç yetişkin kadınlardır.

Sektörel Rekabet, Sepet Ortalamaları ve İade Oranları

E-ticaret pastasından alınan paylar sektörden sektöre büyük değişiklikler göstermektedir. 2025 yılında e-ticaret hacminde zirveye 428,70 milyar TL ile giyim, ayakkabı ve aksesuar sektörü oturmuştur. Bu sektörü sırasıyla elektronik (304,34 milyar TL), havayolları (285,44 milyar TL) ve yemek (270,16 milyar TL) izlemektedir.

Ortalama sepet tutarlarına baktığımızda, kar marjlarını doğrudan etkileyen bir metrikle karşılaşıyoruz. Beyaz eşya ve küçük ev aletleri 10.513 TL ile en yüksek ortalama sepet tutarına sahipken, ev, bahçe ve mobilya sektörü 9.388 TL ile ikinci sırada yer almaktadır. Giyim sektöründe bu tutar 2.910 TL, gıda ve süpermarkette ise 889 TL seviyesindedir. İşletmelerin en büyük lojistik ve operasyonel yükü olan iptal ve iade oranlarında ise giyim, ayakkabı ve aksesuar sektörü %21,6 ile başı çekmektedir. İkinci sırada ise %12 iade oranıyla elektronik sektörü gelmektedir.

Stratejik Çıkarım: Giyim sektöründe her beş üründen birinin iade edilmesi, markalar için ciddi bir karlılık erozyonuna neden olmaktadır. Bu sektördeki işletmelerin beden ölçüm asistanları, artırılmış gerçeklik (AR) ile sanal kabin uygulamaları ve detaylı ürün inceleme videoları gibi teknolojik çözümlere yatırım yapması artık bir lüks değil, hayatta kalma zorunluluğudur.

Alışverişin Zaman Çizelgesi: Gelenekselin Aksine Gece ve Hafta Sonu Mesaisi

Tüketicilerin alışveriş yaptığı gün ve saatler, e-ticaret ile geleneksel perakende arasındaki en keskin ayrım noktalarından birini oluşturmaktadır. Geleneksel ticaret genellikle hafta içi günlerde daha yoğun yaşanırken, e-ticaretin kalbi hafta sonları, özellikle de Cumartesi günleri atmaktadır. Cumartesi günü e-ticaretin haftalık hacim içindeki payı %26,6 ile zirveye ulaşırken, geleneksel ticarette bu oran %16,4 seviyesinde kalmaktadır.

Saat bazlı analizler, dijital platformların 7/24 açık olan mağaza yapısının tüketici tarafından nasıl benimsendiğini göstermektedir. Gece saatlerinde (00:00 – 06:00 arası) gerçekleşen toplam ticaretin tam %58,7’sini e-ticaret işlemleri oluşturmaktadır. Aynı saat diliminde geleneksel ticaretin payı sadece %41,3’tür. Gündüz saatlerinde ise tablo tersine dönmekte, fiziksel mağazalar öne çıkmaktadır.

Stratejik Çıkarım: E-ticaret işletmeleri, dijital reklam yayın saatlerini ve bütçe planlamalarını bu zaman çizelgesine göre yeniden optimize etmelidir. Gece saatlerinde artan e-ticaret trafiği, bu saatlerde verilecek hedefli reklamların ve anlık indirim kuponlarının satışa dönüşme ihtimalinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Gece vardiyasında çalışan canlı destek (chatbot veya müşteri temsilcisi) ekiplerinin bulundurulması sepet terk oranlarını düşürecektir.

Kampanya Dönemlerinin E-Ticaretteki İtici Gücü

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Kasım ayı, e-ticaretin “hasat mevsimi” olmaya devam etmektedir. 2025 yılı Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla e-ticaret hacmi %41,5 oranında, satılan ürün adedi ise %11,6 oranında artış göstermiştir. Kampanya dönemlerinde en büyük hacim sıçramasını sırasıyla; kitap ve dergi (%59,4), yemek (%55,8), eğlence ve sanat (%54,2) ile gıda ve süpermarket (%51,0) sektörleri yapmıştır.

Yılın en çok işlem yapılan günü sürpriz olmayarak 11.11 (Bekarlar Günü) olurken, onu 27 Kasım, 28 Kasım ve Siber Pazartesi (1 Aralık) takip etmiştir. Bu dönemde e-ticaret işletmelerinin yaklaşık üçte biri (günlük ortalama aktif işletme oranı %30,1) her gün en az bir satış gerçekleştirerek bu canlılıktan pay almayı başarmıştır.

Stratejik Çıkarım: Kampanya dönemlerindeki bu devasa yığılma, lojistik ve teknolojik altyapıların esnek ve ölçeklenebilir olmasını zorunlu kılmaktadır. Sadece satış yapmaya odaklanmak yerine, kampanya dönemlerinde tedarik zinciri ve kargo entegrasyonlarını aylar öncesinden planlayan işletmeler müşteri memnuniyetini koruyarak kalıcı bir büyüme sağlayacaktır.

Ödeme Alışkanlıkları, Güvenlik ve İhracat Fırsatı

Ödeme sistemlerinin yapısı, bir ülkenin dijital olgunluğunu gösteren en önemli kriterlerdendir. 2025 yılında e-ticaret harcamalarının %62,5’i kredi ve banka kartları üzerinden gerçekleşirken, %29,2’si havale/EFT, %3,5’i kapıda ödeme ve %4,8’i diğer dijital/alternatif yöntemlerle yapılmıştır. Kartlı alışverişlerin %64,1’inde 3D Secure güvenlik altyapısının kullanılması, tüketicilerin güvenlik hassasiyetinin oldukça yüksek olduğunu doğrulamaktadır.

Öte yandan, harcama tiplerinin kırılımı bize devasa bir büyüme potansiyelini işaret etmektedir. Toplam e-ticaret hacminin %91,3’ü yurtiçi tüketicilerin yurtiçinden yaptığı alışverişlerden oluşurken, diğer ülkelerdeki tüketicilerin Türkiye’den yaptığı e-ticaret alımları (e-ihracat) sadece %3,7 seviyesinde kalmıştır. Vatandaşlarımızın yurtdışından yaptığı alımlar ise %5 oranındadır.

Stratejik Çıkarım: Yabancıların Türkiye’den yaptığı harcamaların %3,7 gibi düşük bir seviyede kalması, e-ihracat tarafında markalarımız için keşfedilmeyi bekleyen bir “mavi okyanus” olduğunu göstermektedir. Yerel pazarda rekabetin daraldığı noktalarda, işletmelerin döviz kuru avantajını da kullanarak sınır ötesi e-ticarete odaklanması 2026 yılının ana stratejilerinden biri olmalıdır.

İşletme Ekosistemi, Pazar Yeri Bağımlılığı ve Uzmanlaşma Dinamikleri

Türkiye e-ticaret ekosisteminde faaliyet gösteren işletme sayısı 2025 yılı itibarıyla 634.611’e ulaşarak devasa bir satıcı havuzu oluşturmuştur. Bu işletmelerin yapısal profiline baktığımızda %75’inin şahıs işletmesi, %21’inin limited şirket olduğunu ve %81,5’inin 1 ila 9 çalışana sahip mikro işletmelerden oluştuğunu görüyoruz. Sektörel bazda işletmelerin en yoğun bulunduğu alan %20,3 ile yemek ve %13,8 ile giyim, ayakkabı ve aksesuar sektörleridir.

Ancak işletmelerin satış stratejilerinde ciddi bir darboğaz dikkat çekmektedir. Pazar yerlerinde faaliyet gösteren işletmelerin tam %79,2’si yalnızca tek bir pazar yerinde satış yapmaktadır. Ayrıca işletmelerin ürün portföylerine bakıldığında, %78’inin “dikey” (gelirinin %95’ini tek bir sektörden elde eden) uzmanlaşmış işletmeler olduğu görülmektedir. Fakat asıl kritik nokta şudur; sayıca sadece %22’lik bir kesimi oluşturan, çok kategorili satış yapan “yatay” işletmeler, toplam pazar yeri e-ticaret hacminin %42’sini tek başlarına üretmektedirler.

Stratejik Çıkarım: Ekosistemdeki işletmelerin büyük çoğunluğu tek pazar yeri ve tek sektöre bağımlı durumdadır. Bu durum, algoritmik değişimlere veya platform komisyon artışlarına karşı işletmeleri son derece kırılgan yapmaktadır. Çoklu kanal (omnichannel) stratejisi benimseyen ve farklı kategorilerde (yatay) ürün çeşitliliği sunan işletmeler, pastadan aslan payını almayı başarmaktadır. İşletmeler kendi e-ticaret altyapılarını güçlendirmeli ve pazar yeri çeşitliliğini artırmalıdır.

Yeni Normalimiz: Hızlı Ticaret (Quick Commerce) ve Mağaza Markalı Ürünler

Tüketicilerin hız ve anında tatmin beklentisi, e-ticaretin altında kendi başına dev bir sektör yaratmıştır. Anında ve randevulu teslimatları kapsayan hızlı ticaret hacmi bir önceki yıla göre %55,6 oranında büyüyerek 388,7 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu rakam, toplam e-ticaret pazarının %8,5’ini oluşturmaktadır. Hızlı ticaret pastasından %69,5 ile yemek sektörü en büyük payı alırken, gıda ve süpermarket sektörü %30,5’lik bir paya sahiptir.

Gıda ve süpermarket dikeyinde en çok satılan ürün, 4,64 milyar TL hacim ve 80,9 milyon adet satışla çikolata, gofret ve bisküvi grubu olmuştur. Yemek sektörünün tartışmasız kralı ise 26,7 milyar TL hacim ve 97,8 milyon adet siparişle Hamburgerdir.

Ayrıca, perakendedeki enflasyonist etkiler ve fiyat rekabeti, “Mağaza Markalı Ürünlerin” (Private Label) e-ticarette de yükselişine yol açmıştır. Gıda ve süpermarket e-ticaret satışlarında mağaza markalı ürünler tutar bazında %11, adet bazında ise %13,4 gibi önemli bir paya ulaşmıştır. Özellikle süt ürünlerinde %69,2 ve köftede %58,9 gibi çok yüksek oranlarda mağaza markalı ürünler tercih edilmektedir.

Stratejik Çıkarım: Tüketici artık sadece “uygun fiyatlı” değil, aynı zamanda “hızlı” olanı tercih etmektedir. Fiziki perakendecilerin, kendi markalı (private label) ürünlerini hızlı ticaret kanallarına entegre etmeleri, müşteri sadakatini ve rekabet avantajını korumaları için kritik bir hamledir. Tüketim alışkanlıkları, planlı mutfak alışverişinden anlık kriz yönetimlerine (hamburger, çikolata) doğru evrilmiştir.

Sürdürülebilirlik, Döngüsel Ekonomi ve İkinci El Piyasası

E-ticaretin tüketim çılgınlığı yarattığı eleştirilerine karşılık, döngüsel ekonomi modelini destekleyen “sürdürülebilir e-ticaret” de hızla büyümektedir. 2025 yılı itibarıyla sürdürülebilir (ikinci el ve yenilenmiş) e-ticaret hacmi 21,8 milyar TL’ye, satılan ürün sayısı ise 23,6 milyon adede ulaşmıştır. Bu alanda giyim, ayakkabı ve aksesuar sektörü %36,7 hacim ve %54,6 işlem adedi payıyla ilk sıradadır.

Sürdürülebilir ticaretin katma değeri en yüksek alanı ise “yenilenmiş ürün” etiketli elektronik cihazlardır. Bu pazar adeta cep telefonlarının tekelindedir; özellikle 2021 model 128 GB (%16,3 hacim payı) ve 2019 model 64 GB (%13,2 hacim payı) cihazlar pazarın en çok tercih edilen ürünleridir. İkinci el araç pazarında ise e-ticaret satışlarının %54,5’ini benzinli, %41,3’ünü dizel araçlar oluştururken; marka bazında Fiat Egea (%6,6) ve Renault Clio (%5,5) dijital ortamın en çok satılan otomobilleri konumundadır. Şanzıman türlerinde ise otomatik vites %64,8 ile pazarın mutlak hakimidir.

Stratejik Çıkarım: Çevresel farkındalığın artması ve ekonomik nedenlerle tüketiciler ikinci el ile yenilenmiş ürünlere daha sıcak bakmaktadır. Markaların, eski ürünleri geri alıp yenileyerek (refurbishment) tekrar piyasaya sürdüğü iş modelleri geliştirmesi, hem marka sadakatini artıracak hem de sürdürülebilir hedeflere ulaşmalarını sağlayacaktır.

Lojistik Performansı ve Teslimat Süreleri

E-ticaret deneyiminin fiziksel dünyadaki son ve en önemli dokunuşu lojistiktir. 2023 yılında 46,2 saat olan Türkiye geneli ortalama kargo teslim süresi, lojistik altyapılardaki iyileşmeler sayesinde 2025 yılında 42,2 saate kadar gerilemiştir. Günümüz itibarıyla e-ticaret teslimatlarının %13,8’i aynı gün (0-24 saat) içerisinde, %53,1’lik aslan payı ise 24-48 saat aralığında gerçekleştirilmektedir.

Kargo hareketlerinin coğrafi dağılımı, e-ticaretin üretim ve tüketim merkezlerini de gözler önüne sermektedir. En fazla kargo gönderimi yapan illerin başında %53,5 gibi ezici bir oranla İstanbul gelmektedir. Aynı şekilde İstanbul, gönderilerin %27,9’unu alarak tüketimde de liderliğini korumaktadır. İlçe bazında ise en yoğun kargo çıkışı, devasa depoların ve operasyon merkezlerinin bulunduğu Tuzla, Bağcılar ve Gebze bölgesinden yapılmaktadır. Doğu Anadolu Bölgesindeki illere ulaşım ise coğrafi koşullar nedeniyle ülke ortalamasının üzerinde sürelerde gerçekleşmektedir.

E-Ticarette Yapay Zekâ (YZ) Devrimi ve Aşılması Gereken Engeller

2025 e-ticaret ekosisteminin en çok konuşulan teknolojik devrimi yapay zekâ olmakla birlikte, saha verileri bu devrimin henüz başlangıç aşamasında olduğunu göstermektedir. İşletmelerin %47,9’u yapay zekâyı “temel düzeyde” kullandığını ifade ederken, %25,4’ü henüz hiç tanışmadığını belirtmektedir. Üstelik YZ kullanan işletmelerin %83,4’ü bu teknolojiyi sadece ürün metni ve görsel oluşturmak (içerik üretimi) gibi basit işlevler için değerlendirmektedir. E-ticaretin asıl katma değer yaratacağı alanlar olan; YZ destekli kişiselleştirilmiş ürün önerileri (%19,9), sesli asistanla sipariş (%16,8) ve akıllı ödeme çözümleri (%3,6) gibi ileri düzey kullanımlar maalesef çok zayıf kalmıştır.

Bunun temelinde yatan sebepler teknik yetersizlikler değil, tamamen risk ve belirsizlik algısıdır. İşletmeleri yapay zekâ yatırımı yapmaktan alıkoyan en büyük bariyerler; %70,3 ile hukuki belirsizlikler ve %70,2 ile veri gizliliği ve güvenliği endişeleridir.

Stratejik Çıkarım: Yapay zekayı sadece bir içerik üreticisi olarak görmek doğru değildir. Veri güvenliği altyapısını kurarak yapay zekâyı dinamik fiyatlandırma, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi, lojistik rotalama ve stok talep tahmini için kullanan markalar, önümüzdeki yıllarda rekabette arayı açacaktır.

Ekonometrik Etkileşimler: E-Ticaretin Zincirleme Etkisi

Raporun ekonometrik analizler içeren 15. bölümü, sektörlerin birbirini nasıl tetiklediğini çok net ortaya koymaktadır. Analizlere göre, Konaklama sektörü adeta bir “öncü” gösterge işlevi görmektedir. Konaklama sektöründeki hareketlilik; seyahat, taşımacılık, yemek, araç kiralama ve tadilat/organizasyon gibi 5 farklı sektörü doğrudan etkileyerek talep şokları yaratmaktadır. Benzer şekilde tarım ve hayvancılık sektöründeki arz şokları, gıda ve süpermarket sektörünü gecikmeli ancak giderek güçlenen bir şekilde etkilemektedir.

Stratejik Çıkarım: Hiçbir sektör e-ticaret ekosisteminde izole değildir. Otel ve konaklama rezervasyonlarının arttığı dönemlerde, yemek ve ulaşım dikeyindeki e-ticaret firmaları bu zincirleme reaksiyonu öngörerek stok ve kampanya hazırlıklarını yapmalıdır.

Sonuç ve Gelecek Projeksiyonu

2025 yılı verileri, Türkiye e-ticaret pazarının ergenlik döneminden çıkarak olgunluk ve derinleşme evresine geçtiğinin resmidir. Sadece hacimsel olarak büyüyen (4,57 Trilyon TL) değil, tüketici beklentilerinin karmaşıklaştığı, hızlı ticaretin norm haline geldiği, yapay zekânın ayak seslerinin duyulduğu ve sadakatin zorlaştığı bir ekosistemden bahsediyoruz.

Bu rekabetçi ve çok kanallı evrende ayakta kalmak isteyen markalar için formül açıktır: Pazar yeri bağımlılığını azaltarak kendi kanallarını güçlendirmek, genç kadın tüketicilerin gece ve hafta sonu değişen alışveriş alışkanlıklarına dijital esneklikle yanıt vermek, yüksek iade oranlarına karşı veri destekli teknolojik çözümler üretmek ve e-ihracattaki bakir alanlara cesaretle yelken açmak. Dijital ticaret artık ekonominin yeni normalidir; veriyi doğru okuyan, hızlı aksiyon alan ve teknolojiyi operasyonel verimliliğe dönüştürenler geleceğin perakendesini inşa edecektir.


Etiketler:

Paylaş:

0 Yorum


Yorum yaz

Diğer Yazılar

Yapay Zeka Çöplüğüne (AI Slop) Karşı Yeni Bir Savunma Hattı: LoRA Destekli Çok Modlu Savunma Sistemi

Yapay Zeka Çöplüğüne (AI Slop) Karşı Yeni Bir Savunma Hattı: LoRA Destekli Çok Modlu Savunma Sistemi

İnternet ekosistemi ve özellikle çevrimiçi video platformları (OVP), son yıllarda benzeri görülmemiş ve katlanarak artan bir tehdit ile karşı karşıya. Kötü niyetli aktörlerin organize bir şekilde hareket ederek Üretken Yapay Zeka (Generative AI) araçlarını kötüye kullanması, platformların "Yapay Zeka Çöplüğü" veya "AI Slop" olarak adlandırılan kalitesiz, manipülatif ve spam içeriklerle dolup taşmasına neden oluyor.

Microsoft Advertising UTM Auto-Tagging Güncellemesi

Microsoft Advertising UTM Auto-Tagging Güncellemesi

Microsoft Advertising, 2 Eylül 2026 itibarıyla UTM auto-tagging sisteminde önemli bir güncellemeye gidiyor. Bu değişiklik, Microsoft Advertising trafiğinin Google Analytics 4 ve benzeri üçüncü taraf analiz platformlarında daha doğru sınıflandırılmasını hedefliyor.

Pagination (Sayfalandırma) mı, Infinite Scroll (Sonsuz Kaydırma) mı?

Pagination (Sayfalandırma) mı, Infinite Scroll (Sonsuz Kaydırma) mı?

Pagination ve Infinite Scroll arasındaki tercih, kullanıcı deneyimi ile SEO performansını doğrudan etkiler. Pagination, sayfa yapısını düzenli tutarak arama motorlarının içeriği daha iyi taramasını sağlar. Infinite Scroll ise özellikle mobilde akıcı bir gezinme sunar ancak ölçümleme ve indeksleme açısından dikkatli kurgulanmalıdır. Markaların karar verirken içerik yoğunluğu, kullanıcı davranışları ve teknik altyapıyı birlikte değerlendirmesi gerekir. Bu yazıda iki yaklaşımın avantajlarını ve hangi senaryoda daha doğru seçim olacağını bulabilirsiniz.

Google Benim İşletmem ile Markanızı Daha Fazla Görünür Kılın ve Yönetin

Google Benim İşletmem ile Markanızı Daha Fazla Görünür Kılın ve Yönetin

Günümüzde fiziksel bir mağazası olan ya da belirli bir bölgede hizmet veren işletmeler için dijitalde görünür olmak artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi. Kullanıcılar yakınlarındaki işletmeleri keşfetmek için pusula yerine Google Arama ve Google Haritalar’ı kullanıyor. “Kadıköy kahve”, “Çekmeköy kahvaltı”, “Eskişehir çiçekçi” gibi sorguların büyük bölümü yerel sonuçlar üzerinden müşteriye dönüşüyor. Bu nedenle, işletme profilinizi doğru yapılandırdığınızda potansiyel müşterilerin sizi tercih etme ihtimali ciddi oranda artar.

A4 Ebatında Etiketlerle İade Problemi Önleniyor: Çin’in Moda E-Ticaretinde Yeni Strateji

A4 Ebatında Etiketlerle İade Problemi Önleniyor: Çin’in Moda E-Ticaretinde Yeni Strateji

Çin'de online moda alışverişinde iade oranları çok yükseldiği için markalar kötü niyetli kullan-iade davranışını engellemek adına A4 boyutunda büyük ve gizlenmesi zor etiketler kullanmaya başladı. Bu yöntem hem maliyetleri düşürmek hem de ürünleri giyip fotoğraf çektikten sonra iade eden kullanıcıların önünü kesmek için hızla yayılıyor. Tartışmalar sürse de sektör bu uygulamanın iade kültürünü kökten değiştirecek yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini düşünüyor.

Yeni Sağlık Tanıtım Yönetmeliği Neler Getiriyor?

Yeni Sağlık Tanıtım Yönetmeliği Neler Getiriyor?

Sağlık alanında hizmet veren her kurum için tanıtım artık yalnızca pazarlama konusu değil. Aynı zamanda çok net çizilmiş hukuki sınırları olan bir alan. "Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik" ile birlikte hekimlerin, özel sağlık tesislerinin ve uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşlarının dijitalde ve geleneksel mecralarda nasıl görünür olabileceği detaylı şekilde yeniden düzenlendi.

eBay Inc. 2025 3. Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

eBay Inc. 2025 3. Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

eBay Inc., 2025 yılının 3. çeyreğinde güçlü bir performans sergileyerek gelirini %9 artırarak 2,8 milyar USD'ye yükseltti ve Brüt Mal Hacmi (GMV) ise %10 artarak 20,1 milyar USD'ye ulaştı. Hisse başına kazanç, GAAP'a göre 1,28 USD, non-GAAP'a göre ise 1,36 USD olarak gerçekleşti.

Avrupa ve Türkiye’de Pazaryerlerinin Yükselişi: 247,5 Milyar Avroluk Bir Dönüşüm

Avrupa ve Türkiye’de Pazaryerlerinin Yükselişi: 247,5 Milyar Avroluk Bir Dönüşüm

E-ticaret dünyası, son yıllarda benzeri görülmemiş bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümün merkezinde ise artık sadece markalar değil, pazaryerleri (marketplaces) yer alıyor. Avrupa’daki en güncel verilere göre sınır-ötesi e-ticaretin (cross-border) toplam hacmi 358,7 milyar avroya ulaşırken, bunun 247,5 milyar avroluk kısmı — yani yaklaşık yüzde 70’i — pazaryerleri üzerinden gerçekleşiyor.

İlaç ve Tıbbi Cihaz Satışındaki e-fatura Düzenleme Zorunluluğu

İlaç ve Tıbbi Cihaz Satışındaki e-fatura Düzenleme Zorunluluğu

Türkiye'de sağlık ürünleri ticaretinde dijitalleşme süreci, 1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla önemli bir aşamaya geldi. Bu tarihten itibaren, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na (TİTCK) İlaç Takip Sistemi (İTS) ve Ürün Takip Sistemi (ÜTS) üzerinden bildirimi yapılan ilaç ve tıbbi cihazlar için e-fatura düzenleme zorunluluğu getirildi.

Dijital Erişilebilirlik Artırılıyor: Web Siteleri ve Mobil Uygulamalar İçin Yeni Düzenlemeler

Dijital Erişilebilirlik Artırılıyor: Web Siteleri ve Mobil Uygulamalar İçin Yeni Düzenlemeler

Engelli bireylerin ve yaşlıların dijital hizmetlere eşit erişimini sağlamak amacıyla hazırlanan "Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği" konulu genelge, Resmi Gazete'de yayımlandı. Bu genelge, toplumsal yaşama katılımda erişilebilirliğin temel gereklilik olduğunu vurgularken, dijital dünyanın her geçen gün daha fazla hizmet sunduğu ve bu hizmetlere herkesin erişebilmesi gerektiği üzerinde duruyor.

Dijitalin nabzını bizimle takip et

Dijital dünyayı şekillendiren seçilmiş içgörüler, haberler ve fikirlerden haberdar olmak için abone olun.