Artıları ve Eksileriyle Freelance Çalışmak

Freelance çalışmak sanıldığı kadar keyifli mi? Peki dijital göçebe vizesi ile dünyayı gezerek çalışmak mümkün mü? Tüm merak ettikleriniz yazımızda!

12 dakika okuma

Kendine bir latte söyle ve bilgisayarını açıp çalışmaya başla! Freelance çalışmak çoğu zaman hayalimizde böyle canlanıyor. İş dünyasının da özellikle son birkaç yıl içerisinde yaşadığı değişimleri az çok hepimiz biliyoruz. Pandemi, bu değişimlerin itici kuvveti olarak karşımıza çıktı. Ayrıca pandemi her ne kadar geride kalsa da iş dünyasına yönelik çeşitli etkileri kalıcı oldu, diyebiliriz. Bunlardan biri de odağın freelance çalışmak denilen iş düzenine kayması. Özellikle COVID – 19 süreci ile beraber evden ya da uzaktan çalışma düzeni değer kazandı. Kimi tam zamanlı profesyoneller, serbest ve uzaktan çalışmaya geçti. Çevirmenlik, blog yazarlığı, yazılımcılar… Pek çok meslek grubu da freelance çalışan yetiştirmeye müsait. Peki freelance çalışmanın iyi ve kötü yanları neler olabilir? Radikal değişimlerden önce içeriğimizi okuyun, derim! Tüm bunlar günün sonunda bir tavsiye değil ve tartının hangi tarafının ağır bastığına siz karar vereceksiniz.

Freelance (Serbest Çalışan) Olmak

Hemen herkes yağmurlu bir günde evde kahvesini demleyip pencere kenarında çalışmaya devam etmek istemiştir. Sabah 9 – akşam 5 işler, trafiği bol yollarda saatlerin harcanması, daha gün bile ağarmadan kalkıp işe gitmek için hazırlanmak… İrili ufaklı çoğu profesyonelin yaşadığı deneyimler yıllarca bunlar oldu. Hele buna bir de “büyükşehir olmak” sosunu kattığınızda ağzınızın tadı bozulabilir. İşinizi ne kadar severseniz sevin; evden işe, işten eve gitmek için harcanan saatler ile yeni bir hobi dahi bulmak mümkün. Bu nedenlerle freelance olarak çalışmak tam zamanlı dünya için bir masal diyarı gibi görünüyor. Türkçemize “serbest çalışan” olarak geçen bu kavram, bir mekâna ve hatta zamana bağlı kalma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Bir profesyonelin kendi adına çalıştığı, farklı şirketlere proje bazında iş teslim ettiği bu düzenin, çekici pek çok yanı inkâr edilemez bir gerçek. Hâl böyle olunca, mahallenizdeki o kafede lattesini yudumlayıp bilgisayarı başında çalışan profesyoneller görüyor ve belki de imreniyorsunuz. Adeta tek ihtiyaç da iyi çalışan bir bilgisayar ve kararlı bir internet…

1. Birden Çok Gelir Kaynağınız Olabilir

Ek gelir her zaman tatlıdır. Özellikle tek bir yere bağlı kalmamak, çoklu gelir kaynaklarına sahip olmanız demek. Eh, öyle ya da böyle çalışmanın birincil amacı da para kazanmak olduğuna göre bu da kulağa tatlı geliyor. Serbest çalışma düzenine geçtiğiniz zaman gerçekten de ne kadar kazanabileceğiniz konusunda bir limit yok. Ek olarak 9 – 5 tek bir işin finansal kaynağına bağımlı olmak zorunda da değilsiniz. Bunun, hayatınızı yaşamak noktasında da çeşitli avantajları olacaktır. Örneğin, ne kadar kazanmanız gerektiğini tespit edebilir ve buna göre bir yoğunluğun içerisine girebilirsiniz. Genellikle tümüyle freelance çalışmak isteyenler, önce bir yan iş olarak bu topa giriyor. Direkt serbest çalışma düzenine geçmeden önce 9 – 5 işlerini bir müddet daha sürdürüyorlar.

2. Öz Yönetime Sahip Olabilirsiniz

İngilizcede havalı bir tabir var: Self Management. Türkçeye kabaca “öz yönetim” olarak geçebiliyor bu kavram. Kendi kendinizin hem İK’sı hem patronu, hem yöneticisi hem de çalışanı olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Freelancer olarak para kazanmak bunun imkânını verebiliyor. Böylece neyi ne zaman yaptığınız, hangi işleri kabul veya reddettiğiniz tümüyle kendinizden sorulur. Böylece ofis politikanız da yalnızca güzel demlenmiş bir kahve olabilir…

3. Çalışma Saatleri Sizin Elinizde

“Esnek çalışma saatleri” tam zamanlı iş ilanlarında gözümüzü korkutabiliyor. Aklımıza hemen “sürekli fazla mesai mi yapacağım?” gibi sorular gelebiliyor. Oysa freelance çalışmak söz konusu olduğunda bu korku ortadan kalkabilir. Kendiniz için en ideal çalışma saatlerini de yine kendiniz belirleyebilirsiniz. Örneğin, pek çok freelance metin yazarı geceleri çok daha verimli çalıştığını söyler. Freelance tasarımcı olmak da belki Güneş battığında daha randımanlı olabilir. Günün sonunda herkes 9 – 5 iş saatleri arasında üretkenliğinin zirvesine çıkamaz. Bazılarımız alışılageldik çalışma saatlerini kırmak ister.

4. Yüreğinizin Götürdüğü Yerde Çalışın

Esnek çalışma saatlerini görüyor ve artırıyorum: Esnek çalışma yerleri! Yazının başında da dediğim gibi; şehrin pek çok kafesi, birazdan kendine sade bir filtre kahve söyleyecek serbest çalışanlar ile doludur… Freelance olarak sıcacık yuvanızda çalışırken dört duvar arasında kalmak güzeldir ama bazen can sıkıcı da olabilir. O zaman gidip semtinizdeki hoş bir kafeteryada çalışmak veriminizi artırabilir. Üstelik kafeye doğru yürürken trafiğe kalacağınızı hiç sanmıyorum! Dizüstü bilgisayarınızı alın ve internete bağlanın! Hatta tatile dahi laptopunuz ile beraber gidebilir ve bir yandan Eski Datça’yı keşfederken diğer yandan denize yakın bir kafede çalışabilirsiniz. Hatta dünya dijital göçebe vizesini konuşmaya başladı bile. Bu vize çeşidi, bir yere bağlı olmadan çalışan kişilerin başka bir ülkede yaşamasına ve mesleklerini sürdürmelerine izin veriyor. Bu da online çalışırken dünyayı gezmeye olanak tanıyor. Dijital göçebe vizesine aşağıda ayrıca yer vereceğim.

5. Monotonluk mu? O da Ne?

Esnek çalışma saatleri ve konum değiştirebilme imkânı özel hayatı da olumlu etkileyebilir. Böylece yalnızca cumartesi – pazar akşamlarındaki davetlere değil, diğerlerine de katılabilirsiniz. Ne zamandır görüşmediğiniz arkadaşınızla da bir öğle kahvesi içip çalışmaya devam edebilirsiniz. Tüm bunlar, sabahtan akşama kadar ofise bağlı kalırken yapılabilecek şeyler pek değil. Freelance çalışmak ofisi ve sabit iş saatlerini rafa kaldırdığı gibi, sosyalleşmeyi de kolaylaştırabilir.

6. Farklı İş Becerilerine Daha Çok Odaklanabilirsiniz

Yakında vizyona girecek bir film için afiş tasarlarken belki metin yazarlığı yönünüzü de geliştirebilirsiniz. Yahut bir reklam senaryosu hazırladıktan sonra Figma eğitimi de alabilirsiniz. Stabil bir iş akışı olmadığında bu yönde gelişim kaydetmek daha kolay görünüyor. Klasik iş tanımı içerisinde genellikle belirli bir rolün dışına çıkmak güç.

Freelance Çalışmanın Dezavantajları Neler Olabilir?

Serbest çalışmanın da 9 – 5 işler gibi kendine göre eksileri yok değil. Aslında, avantaj olarak bahsedilen konuların çoğu şartlara göre dezavantaj da yaratabilir. Bunları da maddelemek gerekirse:

  • Sabit gelir elde etmek güçtür. Kafanızı kaşıyamayacağınız kadar yoğun olduğunuz dönem geride kaldığında uzun zaman yeni bir proje gelmeyebilir. Net gelir beklentisi de maalesef olamaz.
  • Planlı – programlı hareket etmezseniz o iş bir türlü bitmeyebilir. Hatta tam zamanlı çalışan arkadaşlarınız ofisten çıktığında siz hâlâ bilgisayarınızın başında olabilirsiniz.
  • Evden, uzaktan, freelance çalışmak ile ilgili bir yanılgı da yok değil. O da çevrenizin sizi daima müsait zannetmesi. O nedenle eşiniz dostunuza çalışacağınız gün ve saatleri net bir şekilde belirtmeniz gerekiyor. Şayet bu sınır iyi çizilmezse sık sık ihlal edilebilir.
  • Hangi şirketler ile çalışacaksınız? Tek tabanca olduğunuz için çalışacağınız firmaları iyi seçmeniz gerekiyor. Ödemelerini düzenli yapan, disiplinli, etkili iletişime sahip firmalar olmadan freelance çalışmak cehenneme dönebilir.
  • Sıklıkla çalışma arkadaşlarına ihtiyaç duyanlar da freelance olmakta güçlük çekebilir. Bu çalışma düzeni, günün sonunda yalnız başınıza olduğunuz, ofis arkadaşlarıyla kaynatamadığınız bir düzene sahip.

Dünyada ve Türkiye’de Freelance Çalışmak

  • Çevirmenlik, fotoğrafçılık, grafik tasarımcılık, metin yazarlığı, yazılımcı olmak, vloggerlık, gazetecilik… Dünya çapında freelance işlerin sayısı giderek artıyor. Peki serbest çalışanlara yönelik araştırmalar ne gösteriyor? Örneğin, ABD Bağımsız İşgücü Raporu’na göre 2019 yılının sonunda ABD’de freelance çalışanların sayısı 57 milyondu. Pandemi dönemiyle beraber ise 2020 yılının sonunda bu sayı, 60 milyona yaklaştı. Nüfusu 2021 yılı itibarıyla 332 milyon 915 bin 74 olarak belirlenen ABD’de bu sayı düşük, diyebilirsiniz. Ne var ki nüfusun tamamı iş gücü değil. Üstelik 2019 – 2020 yılları arasında da 2 milyon artış gözlemleniyor.
  • Öğrenci organizasyonu AIESEC tarafından 2020 yılında paylaşılan araştırmaya göre ise Türkiye’deki freelance çalışan sayısı 1.3 milyondu ve uzmanlara göre bu sayı 5 yıl içerisinde 8 milyonları bulacak. Bu açıdan Türkiye de bu yeni dünyanın bir parçası olmaya aday.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yaptığı araştırma da önemli veriler sunuyor. Buna göre; küresel çaptaki serbest çalışma alanında en büyük paylardan biri yazılım dünyasına ait. Dahası, online çalışma talebi daha çok ABD ve diğer zengin ülkelerden gelirken işgücü ise özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerden kaynaklanıyor. Bu veri bence epey önemli. Böylece dünyanın bir ucunda otururken bambaşka bir ülkedeki şirket için online çalışmak mümkün hâle geliyor. ILO’nun aynı araştırmasına göre; freelance çalışma düzeninde ülke bazında en büyük pay Hindistan’ın. Hindistan’daki İngilizce konuşan, eğitimli kişilerden meydana gelen bu işgücü, istatistikleri dahi etkileyecek kadar büyük.

Freelance Nasıl Çalışılır?

Her şeyden önce freelance işler nelerdir diye bakmakta yarar var. Standart bir zamandan ve mekândan bağımsız olabilecek sayısız meslek bu gruba girebiliyor. Bunları kısa kısa anlatmak isterim:

  • Yazarlık: Freelance çalışmak ile en çok özdeşleşen meslek gruplarından biridir yazarlık. Tabii yelpazesi de bir o kadar geniş: İçerik editörlüğü, reklam yazarlığı, senaryo yazarlığı, SEO yazarlığı gibi akla gelecek pek çok türde serbest çalışan olunabilir.
  • Görsel tasarım: Bu meslek grubu da freelance olmak için çok müsait. Sonuç olarak bir ürünün, hizmetin görünümünü, grafiklerini hazırlayıp düzenlemek için ofise gitme gerekliliği azalıyor.
  • Özel ders: Aslında Cambly buna güzel bir örnek. Sonuçta videokonferans platformları ne güne duruyor?
  • Yazılım: Pastadan en büyük payı alan meslek grubu bu olsa gerek. Özellikle Java, Phyton gibi yazılım dillerinden en az birini bilen şanslı bir profesyonel, pekala serbest çalışmaya geçiş yapabilir.
  • Fotoğrafçılık: Serbest fotoğrafçıların sayısı giderek artıyor. Herhangi bir stüdyo ya da markaya bağlı kalmayan bu profesyoneller, dış çekim alanlarında düğün fotoğrafçılığı da yapabiliyor.
  • Çevirmenlik: Yazarlıkla bir bakıma kol kola ilerleyen tercümanlık mesleği de özellikle yayınevlerine odaklanıyor.

Bu arada tüm bunlar akla ilk gelen örnekler. Pekala artırılabilir.

Bonus: Dijital Göçebe Vizesi Nedir?

“Karavanın önünde oturup çalışmak” temalı görseller geliyor aklıma. Digital nomad ya da teknolojik göçebe adları ile de bilinen dijital göçebeler, sabit bir yere bağlı kalmadan başka bir ülkede bilgisayarıyla çalışıp yaşama imkânına erişiyor. Dünyayı gezerken çalışmak ya da çalışırken bir yandan da dünyayı gezmek… Dijital göçebeliğin akla ilk gelen tanımı bu. Seyahat etmenin de yeni dünyada büyük rağbet gördüğü gerçeğini unutmayalım. Bu açıdan dijital göçebe vizesi bir başka ülkeye yerleşip oradan çalışmaya devam etmenizi sağlıyor. Bu vizeyi veren her ülkenin de kendine göre şartları var elbette. Gelir ispatı da bunların başında geliyor. Dolayısıyla bu vizeyi veren ülkeler özelindeki şartları araştırmanız gerekiyor. Bu listenin ileride güncellenebileceğini ve şartların değişebileceğini de unutmayın. İşte dijital göçebe vizesi veren ülkelerden bazıları!

  • Almanya: 3 yıla kadar sunulan oturma izni var.
  • Gürcistan: 1 yıla kadar oturma izni var.
  • Hırvatistan: 1 yıla kadar oturma izni var fakat 6 ay aradan sonra tekrar başvurulabiliyor.
  • Çek Cumhuriyeti: 1 yıl oturma izni var fakat süre uzatılabiliyor.
  • İzlanda: 6 aya kadar izin var.
  • Norveç: 6 aydan 3 yıla kadar izin var.
  • Portekiz: 1 yıldan 5 yıla kadar izin var.
  • İspanya: 1 yıllık izin var ve yenilenebiliyor.
  • Yunanistan: 1 yıllık izin var ve maksimum 3 yıla kadar uzatılabilir.
  • Macaristan: 1 yıllık izin var ve süre uzatılabiliyor.
  • Letonya: 1 yıllık izin var.
  • Barbados: 1 yıllık izin var.
  • Bermuda: 1 yıllık izin var.
  • Cayman Adaları: 2 yıllık izin var.
  • Bahamalar: 1 yıl ama duruma göre 3 yıla kadar uzatılabilir.
  • Meksika: Minimum 1, maksimum 4 yıl.
  • Brezilya: 1 yıllık izin var.
  • Dubai: 1 yıllık izin var.
  • Tayland: 10 yıllık izin var.
  • Cape Verde: 6 ay izin var ama 6 ay daha uzatılabilir.
  • İtalya: 1 yıllık izin var ve yenilenebiliyor.

 Influencer Olmanın 8 Altın Kuralı başlıklı yazımızı incelediniz mi?


Paylaş:

0 Yorum


Yorum yaz

Diğer Yazılar

Yapay Zeka Çöplüğüne (AI Slop) Karşı Yeni Bir Savunma Hattı: LoRA Destekli Çok Modlu Savunma Sistemi

Yapay Zeka Çöplüğüne (AI Slop) Karşı Yeni Bir Savunma Hattı: LoRA Destekli Çok Modlu Savunma Sistemi

İnternet ekosistemi ve özellikle çevrimiçi video platformları (OVP), son yıllarda benzeri görülmemiş ve katlanarak artan bir tehdit ile karşı karşıya. Kötü niyetli aktörlerin organize bir şekilde hareket ederek Üretken Yapay Zeka (Generative AI) araçlarını kötüye kullanması, platformların "Yapay Zeka Çöplüğü" veya "AI Slop" olarak adlandırılan kalitesiz, manipülatif ve spam içeriklerle dolup taşmasına neden oluyor.

Microsoft Advertising UTM Auto-Tagging Güncellemesi

Microsoft Advertising UTM Auto-Tagging Güncellemesi

Microsoft Advertising, 2 Eylül 2026 itibarıyla UTM auto-tagging sisteminde önemli bir güncellemeye gidiyor. Bu değişiklik, Microsoft Advertising trafiğinin Google Analytics 4 ve benzeri üçüncü taraf analiz platformlarında daha doğru sınıflandırılmasını hedefliyor.

Pagination (Sayfalandırma) mı, Infinite Scroll (Sonsuz Kaydırma) mı?

Pagination (Sayfalandırma) mı, Infinite Scroll (Sonsuz Kaydırma) mı?

Pagination ve Infinite Scroll arasındaki tercih, kullanıcı deneyimi ile SEO performansını doğrudan etkiler. Pagination, sayfa yapısını düzenli tutarak arama motorlarının içeriği daha iyi taramasını sağlar. Infinite Scroll ise özellikle mobilde akıcı bir gezinme sunar ancak ölçümleme ve indeksleme açısından dikkatli kurgulanmalıdır. Markaların karar verirken içerik yoğunluğu, kullanıcı davranışları ve teknik altyapıyı birlikte değerlendirmesi gerekir. Bu yazıda iki yaklaşımın avantajlarını ve hangi senaryoda daha doğru seçim olacağını bulabilirsiniz.

Google Benim İşletmem ile Markanızı Daha Fazla Görünür Kılın ve Yönetin

Google Benim İşletmem ile Markanızı Daha Fazla Görünür Kılın ve Yönetin

Günümüzde fiziksel bir mağazası olan ya da belirli bir bölgede hizmet veren işletmeler için dijitalde görünür olmak artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi. Kullanıcılar yakınlarındaki işletmeleri keşfetmek için pusula yerine Google Arama ve Google Haritalar’ı kullanıyor. “Kadıköy kahve”, “Çekmeköy kahvaltı”, “Eskişehir çiçekçi” gibi sorguların büyük bölümü yerel sonuçlar üzerinden müşteriye dönüşüyor. Bu nedenle, işletme profilinizi doğru yapılandırdığınızda potansiyel müşterilerin sizi tercih etme ihtimali ciddi oranda artar.

A4 Ebatında Etiketlerle İade Problemi Önleniyor: Çin’in Moda E-Ticaretinde Yeni Strateji

A4 Ebatında Etiketlerle İade Problemi Önleniyor: Çin’in Moda E-Ticaretinde Yeni Strateji

Çin'de online moda alışverişinde iade oranları çok yükseldiği için markalar kötü niyetli kullan-iade davranışını engellemek adına A4 boyutunda büyük ve gizlenmesi zor etiketler kullanmaya başladı. Bu yöntem hem maliyetleri düşürmek hem de ürünleri giyip fotoğraf çektikten sonra iade eden kullanıcıların önünü kesmek için hızla yayılıyor. Tartışmalar sürse de sektör bu uygulamanın iade kültürünü kökten değiştirecek yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini düşünüyor.

Yeni Sağlık Tanıtım Yönetmeliği Neler Getiriyor?

Yeni Sağlık Tanıtım Yönetmeliği Neler Getiriyor?

Sağlık alanında hizmet veren her kurum için tanıtım artık yalnızca pazarlama konusu değil. Aynı zamanda çok net çizilmiş hukuki sınırları olan bir alan. "Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik" ile birlikte hekimlerin, özel sağlık tesislerinin ve uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşlarının dijitalde ve geleneksel mecralarda nasıl görünür olabileceği detaylı şekilde yeniden düzenlendi.

eBay Inc. 2025 3. Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

eBay Inc. 2025 3. Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

eBay Inc., 2025 yılının 3. çeyreğinde güçlü bir performans sergileyerek gelirini %9 artırarak 2,8 milyar USD'ye yükseltti ve Brüt Mal Hacmi (GMV) ise %10 artarak 20,1 milyar USD'ye ulaştı. Hisse başına kazanç, GAAP'a göre 1,28 USD, non-GAAP'a göre ise 1,36 USD olarak gerçekleşti.

Avrupa ve Türkiye’de Pazaryerlerinin Yükselişi: 247,5 Milyar Avroluk Bir Dönüşüm

Avrupa ve Türkiye’de Pazaryerlerinin Yükselişi: 247,5 Milyar Avroluk Bir Dönüşüm

E-ticaret dünyası, son yıllarda benzeri görülmemiş bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümün merkezinde ise artık sadece markalar değil, pazaryerleri (marketplaces) yer alıyor. Avrupa’daki en güncel verilere göre sınır-ötesi e-ticaretin (cross-border) toplam hacmi 358,7 milyar avroya ulaşırken, bunun 247,5 milyar avroluk kısmı — yani yaklaşık yüzde 70’i — pazaryerleri üzerinden gerçekleşiyor.

İlaç ve Tıbbi Cihaz Satışındaki e-fatura Düzenleme Zorunluluğu

İlaç ve Tıbbi Cihaz Satışındaki e-fatura Düzenleme Zorunluluğu

Türkiye'de sağlık ürünleri ticaretinde dijitalleşme süreci, 1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla önemli bir aşamaya geldi. Bu tarihten itibaren, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na (TİTCK) İlaç Takip Sistemi (İTS) ve Ürün Takip Sistemi (ÜTS) üzerinden bildirimi yapılan ilaç ve tıbbi cihazlar için e-fatura düzenleme zorunluluğu getirildi.

Dijitalin nabzını bizimle takip et

Dijital dünyayı şekillendiren seçilmiş içgörüler, haberler ve fikirlerden haberdar olmak için abone olun.